Fibröz Displazi & Hipofiz Tümörü

Bilgin Uğur 13 aylık olduğunda artık maddi zorluklarda kapıya dayandı ve çalışma vakti geldi.

Kreş mi? Bakıcı mı?

Tabi ki “ASLA ANNEME ÇOCUK BAKTIRMAM”  deyip büyük konuştuğumu hatırlayarak Bilgin Uğur’u anneme teslim ettim.

Zaman geçtikçe görüyor insan “Torun” olununca toz kondurulmuyormuş.

Yediğim dayakları düşününce keşke annemin Torunu olsaydım dedim yani.

Evet, Annemin yaşadığı kötü durumlar haliyle bize dayak olarak geri dönüyordu. Bu yüzden anneme çocuğuma baktırmak istememekte haklıydım. Ama annem benim bu düşüncemi yıktı. Sıpama öyle güzel baktı ki ( hala bakıyor ) ben daha iyisini yapamazdım dedim. Ben ne öğrendiysem anneme anlattım, annem, oğluma uyguladı. Kuşak farkından dolayı tabi ki zaman zaman çatışmalarımız oldu.

 

İş başvuruşum ve kabul edilmem çok zaman almadı. Bu süreçte sanırım oğlumdan ayrılacağım düşüncesi beni biraz yıprattı. 1 hafta boyunca geceleri baş ağrısı ile uyandım. Ve bitmeyen, kesilmeyen ağrılardı bunlar.

Son gün o kadar şiddetliydi ki, sanırım ölüyorum dedim.

Gözlerim bozuk sanırım diye düşündüm. Göz muayenesine gittim. Evet, gözlerim bozuktu ve artık gözlük takma zamanıydı.

Doktor: “Astigmat baş ağrısı yapar fakat sizin anlattığınız şikayetler için bir Nöroloğa gitmeniz lazım.” Dedi.

Eşim sürekli bir doktora gidelim diyordu. Ben geçiştiriyordum. Ağrının dayanılmaz olduğu bir sabah 06.00’da acile gittik.

Nörolojiye sevk edildim. Emar çekimi istendi. Çektirdik. İlk defa emar çekimi yaptırıyordum ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu anlamam zor olmadı.

Zaten bu kadar uzun süre rutin bir hayat bize ters canım.

Çekim arasında damar yolu açıldı. İlaç verildi. Sonucu aldığımda Doktor sorun yok sanırım migren dedi bir ilaç yazdı ve gönderdi.

Rapor çıktığında hemen bir Nöroloğa gittik. Özelde iyi denilen bir doktor şunları söyledi.

  • Birkaç tane kist var ama önemli gözükmüyor. Takmayın kafanıza. Çok isterseniz bir Beyin Cerrahına gidin.
  • He yani ben istesem gideyim öyle mi? Pes

Aynı gün Devlet Hastanesinde eşimin de doktoru olan bir nöroloğa randevu aldık.

Ertesi gün doktor;

  • 2 adet tümör gözüküyor. Ve bunlar biraz riskli. İlerleyen süreçte emes rahatsızlığı, bayılma, görme kaybı…………………..
  • Bundan sonrasını duymadım zaten. O andan itibaren belki 15 dk. daha odada kaldık ama tek düşündüğüm BİLGİN UĞUR olmuştu. Beynimin içinde oğluma kim bakar, kim ona benim yokluğumu anlatır, kiminle uyur, kim eğitimi ile ilgilenir, kim, kim, kim soruları dönüp duruyordu. O kadar acıydı ki o anlar, o günler. Hiç bir anne yaşamasın.

 

Tabi odadan çıktığımızda eşim ve yengesi belli etmeseler de yıkılmışlardı. Bir çay bahçesine oturduk.

Eşim doktor isimleri almış, ne zaman randevu alırız, ne zaman gideriz diye araştırıyordu.

Bense hala, Bilgin daha çok küçük, oğluma iyi bakın.

Bülent evlenmezsin dimi?

Hala benle uyuyor, kimle uyur? Beni ister yanında oğlum….

Birhan oğlumla ilgilen emi?

O’nu evlatlarından ayırma olur mu?

Gibi soruları arka arkaya sıralıyordum.

Yıkılmıştım ama ne yıkılmak. Kötü geçen 25 yıl bu kadar kötü değildi.

Uludağ Üniversitesin Beyin Cerrahisi Bölümünden hemen bir randevu aldık. Ertesi gün ya da aynı gün hatırlamıyorum muayeneye gittik.

Çok saygıdeğer ( ya da değmez hala emin değilim ) hocamız bir adet Hipofiz Tümörü ve fibröz displazi  ( kemik kalınlaşması tümörü ) olduğunu hemen yarın ameliyata alması gerektiğini söyledi.

Ne olduğumuzu iyice şaşırdık. Nedenlerini vs. sormaya bile vakit olmadı.

  • Ne zaman yazayım? Dedi Doktor.
  • Bilmiyoruz siz nasıl derseniz dedik.

Sonra eşim;

  • Hocam, biz ne olduğunu daha tam anlamadık. Bize biraz müsaade et. Eşim yeni işe başladı, sigortası yok. İş yeri ile görüşelim. Kendimizi ayarlayalım vs. derken,

Hoca;

  • Tamam, siz o zaman sella emarı çekinin sonucu çıksın. Gelin. O gün ameliyat gününe karar verelim dedi.

Ben;

  • Peki, ameliyat nasıl olacak dedim. Keşke demeseydim.
  • Kafatasını şöyle kıracağız. Onu oradan alacağız. Oraya kemik yapacağız. Şöyle olacak…
  • Sanki estetik yapacak gibi rahat rahat anlattı Hoca.
  • Oldu o zaman. Görüşürüzzzz….

Bir sonra ki hafta sonuçları da alıp gittik. Bu sefer pek saygıdeğer doktorumuz;

  • Bence siz ameliyat olmayın. Gerek yok. Ben sizin yerinizde olsam! Senede 1 kontrol olurdum. Dedi.

Eşim ve ben hem sevinmiş hem de ne olduğunu anlamamıştık.

Acaba ameliyat için para mı teklif etmedik diye böyle yaptı? Acaba çok mu umutsuz vakayım.

Acaba, acaba, acaba?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir